Mimar Sinan Ve Büyük Aşkı Mihrimah Sultan | Mimar Osman Doğan – Mimarlık Mimar Sinan Ve Büyük Aşkı Mihrimah Sultan

Mimar Sinan Ve Büyük Aşkı Mihrimah Sultan

Kategori Mimarlik
01 Aralık 2009

Bir çoğumuz Mimar Sinan hayatı ve eserleri hakkında yazılar okumuşuzdur, bugün mimar sinanın belkide hiç duymadığınız bir anısını anlatmak istiyorum sizlere Mimar Sinan ve büyük aşkı Mihrimah Sultan,

Osmanlı’nın büyük cihan padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ın ve büyük aşk’ı Hürrem Sultan’ın bir kız çocuğu gelir Dünya’ya .
Efsane bir ask’ın meyvesidir bu çocuk ve bu yüzden belki efsane aşkların en temeline en masalsı olanına ithafen ismi Mihrimah konulur Mihr-ü Mah Farsça da Güneş ve Ay demektir.
Zaman hızla geçmiş Mihrimah Sultan büyümüş 17 yaşına gelmiştir ki o zamanlar için evlendirilmesi uygun olan bir yaştadır. İki talibi olur biri Diyarbakır valisi Rüstem Paşa dırdiğeri ise saray’ın baş mimarı Mimar Sinan.

Padişah biricik kızını Rüstem paşa ile evlendirir Sinan evlidir ve 50 yaşındadır ama bilinen odur ki Mihrimah Sultan’a deliler gibi aşıktır.
Mimar Sinan o derece derin bir tutku ile aşık olduğu Mihrimah Sultan’a kavuşamamıştır fakat o’na olan aşkını olanca güzelliğiyle sanatına yansıtmıştır.
İstanbul’un en güzel yerlerinden birine Üsküdar’a Mihrimah Sultan adına bir cami yapması istenir kendisinden.1540 yılında inşa etmeye başladığı cami’yi 1548 yılında tamamlar.Cami inşa edilirken bir yandan kendi aşkını anlatır hiç şüphesiz ve eserine sanki “eteklerini giymiş bir kadın” siluetini verir ayrıca cami için mimari olarak esinlendiği örnek aldığı yer ise bir başka aşka kutsal bir aşka adanmış bir şaheserdir ; Ayasofya.

Bahsi geçen bu cami 2 Minareli olup padişah fermanı ile yaptırılan bir eserdir ama Sinan’ın söyleyecekleri bununla bitmemiş olacak ki bu eserden 14 yıl sonra o güne kadar ilk defa padişah fermanı olmaksızın Edirnekapı da surların yakınına pek kimsenin ilgilenmediği ıssız yalnız ama İstanbul’ un en yüksek tepesi olan bir yere sanki aşkının gizliıssız ve yalnızlığını ama bir o kadar büyüklüğünü haykırmak istermişcesine ikinci bir eser yapmaya koyulur.

Mihrimah Sultan’a ithafen.
Derler ki; cami Mihrimah sultanın o duru gösterişsiz ve bir o kadar asil güzelliğine istinaden küçücüktür ve sadece 38 mt bir minareye sahiptir. Bir adet incecik kubbesinin üzerindeki 161 pencere ise iç güzelliğinin ne kadar aydınlık ve berrak olduğunu temsil eder bu sayede gün ışığının her köşede adeta dans ettiği kadınsı edalı. ( o tarihte bu açıklıktaki ve bu kalınlıktaki bir kubbeye o kadar pencere dünya üzerinde sadece Mimar Sinan tarafından yapılabilirdi) cami içindeki pandatiflerde ve minare kenarlarındaki upuzun işlemelerde de Mihrimah Sultan’ın o çok güzel ayak topuklarını döven upuzun saçları tasvir edilmiştir.
Ve yine denir ki Mihrimah Sultan’ın statüsü iki minareli cami yaptırmaya yetmesine rağmen yalnızlığını simgelemesi anlamında tek minareli yapılmıştır bu cami.

Ama Sinan aşk‘ını öyle sihirli bir tılsımla mühürlemiştir ki bu sırra şaşırmamak o sevdaların naifliğine imrenmemek elde değil. Sinan Usta’nın aşk’ının vesikasıdır sanki iki caminin de yeri özenle seçilmiştir. Güneşin doğum ve batım yerleri tespit edilerek yapılmış camilerdir. Edirnekapı’daki Mihrimah Sultan Camii’ni aynı anda görebileceğiniz bir yer tespit edin. Günbatımında (elbette yılın sadece bir gününde ki o gün 21 Mart gece ile günün birbirinre eşit olarak kavuştuğu gün’dür daha enteresanı o gün Mihrimah Sultan’ın doğum günüdür) göreceğiniz muhteşem manzara şudur:
Edirnekapı Camii’nin tek minaresinin arkasından güneş batarken Üsküdar’daki caminin minareleri arasından ay doğmaktadır! “Bu nasıl bir hesaplama bu nasıl bir estetik anlayışıdır!”

 

Mihrimah Sultan Hayatı

 

 

Mihrimah Sultan Külliyesi 1540-1548 Üsküdar/İstanbul

mihrimah sultan edirnekapi
Mihrimah Sultan Külliyesi 1562-1565 Edirnekapı/İstanbul

 

  • Mimar

    Mihrimah Sultan, Osmanlı'nın "Muhteşem" lakaplı büyük cihan padişahı Kanuni Sultan Süleyman'ın Hürrem Sultan'la olan efsane aşkının meyvesidir. Topkapı Sarayı'nda 1522 yılında doğan Mihrimah'a, Farsça'da Güneş ile Ay anlamına gelen adını, babası Sultan Süleyman koyar. Zaman geçip, Mihrimah Sultan 17 yaşına geldiğinde evlilik için iki aday gündeme gelir. Biri Diyarbakır Valisi Rüstem Paşa diğeri ise Başmimar Koca Sinan. Mimar Sinan o yıllarda evlidir ve 50'li yaşlarındadır. Mihrimah, Hürrem Sultan'ın da girişimleriyle kayıtlara rüşvetçi ve entrikacı kimliğiyle geçen Rüstem Paşa'yla evlendirilir.

    Aradan yıllar geçer Mihrimah Sultan, Koca Sinan'ı bir gün huzuruna çağırarak İstanbul'da güzel bir yerde kendi adına bir külliye yapmasını ister. Mihrimah, Sinan'ın "Nereye yapılmasını arzu edersiniz" sorusuna "Yerini sen seç" diye cevap verir. Bunun üzerine Mimar Sinan, 1540 yılında Üsküdar'daki Mihrimah Sultan Külliyesi'nin temelini atar. Külliye, 1548 yılında tamamlanır.

    O günden Mihrimah Sultan ile Mimar Sinan'ın bir araya gelmesi için aradan tam 14 yıl geçmesi gerekecektir. Mihrimah Sultan 1562 yılında Mimar Sinan'ı bir kez daha huzuruna çağırır ve İstanbul'da kendi adına bir külliye daha yapmasını ister. Bu külliyenin yerini de tıpkı ilkinde olduğu gibi yine Koca Sinan seçecektir. Sinan da ikinci külliye için İstanbul'un en yüksek tepesini seçer. Yeni külliye Edirnekapı surlarının dibine inşa edilecektir.

    Aşkın aydınlık ve karanlık yüzü

    Rivayete göre Koca Sinan derin bir tutkuyla âşık olduğu Mihrimah Sultan'a kavuşamamıştır ama ona olan aşkını olanca güzelliğiyle sanatına yansıtmıştır. Kimi sanat tarihçilerinin iddialarına göre, Mihrimah Sultan adına yapılan külliyelerin duru, gösterişsiz ve asil duruşuna rağmen içinin alabildiğine aydınlık olmasında da Sinan'ın duygularının izleri sürülebilir. Acaba Sinan Mihrimah Sultan'ın iç güzelliğini bu şekilde mi anlatmaya çalışmıştır? Yine iddialara göre Sinan'ın Mihrimah Sultan'ın eşi Rüstem Paşa için yaptığı caminin çinileri ve süslemelerinin tüm ihtişamına rağmen diğer bütün yapılarının aksine daha karanlık olmasının altında da bu aşkın izleri vardır.

    Matematik dehası Sinan, Mihrimah için yaptığı iki külliyenin içinde yer alan camilere bir sır da gizlemiştir. Mihrimah Sultan'ın Güneş'le Ay anlamına gelen ismine ithaf edercesine yılın sadece birkaç gününde (Nisan ve Mayıs aylarında) bir caminin arka cephesinden güneş batarken diğerinden ay doğmaktadır.

    Mimari ve Aşk adlı belgesele danışmanlık yapan Prof. Dr. İlber Ortaylı, bu aşkın hiçbir şekilde belgelenemediğini vurgulayarak, "Hikâyenin bir fanteziden, efsaneden öteye geçmesi mümkün değil. Kişi Mimar Sinan da olsa imparatorluğun sadrazamının tek eşine böyle duygular beslenmesi hayatının sonu anlamına gelir. Camilerin yerleri seçilirken veya mimarisinde, Mihrimah Sultan'a özel hesaplar yapılmış olması da bu aşkın varlığını kanıtlamaya yetmez. Mimar Sinan, hangi eserinde hesap yapmamıştır ki?" diyor.

    Mimar Sinan hakkındaki en kapsamlı kaynak olarak bilinen "Sinan Çağı: Osmanlı İmparatorluğu'nda Mimari Kültür" isimli kitabın yazarı Harvard Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Gülru Necipoğlu da bu aşkın ilk kez Arthur Stratton isimli yazar tarafından dile getirildiğini belirterek, "Stratton, 1972 yılında Londra'da yayınladığı Mimar Sinan'ın biyografik romanında ikisi arasında bir aşk kurgusu yapmış. Ancak bunu yaparken belirttiği herhangi bir kaynak yok. O zamandan beri dilden dile dolaşan bir hikâye bu. Tarihle ilgili bir şey söyleyeceksek ancak belgeler üzerinden konuşabiliriz. Böyle bir kaynak olmadığı için de anlatılan aşkın tamamen hayal ürünü olduğunu düşünüyorum" dedi.

    Belgeselde Mimar Sinan'ın iki cami arasına gizlediği aşkını anlatan Prof. Dr. İskender Pala ise filmde mecaz bir anlatım kullanıldığını söyleyerek "Mimar Sinan, bir kadına âşık olsaydı bu kişi Mihrimah Sultan olurdu. Bana göre âşıktı ki iki abidede onun ismini bir araya getirdi. Adını kıyamete kadar yaşatacak iki abideye imza attı. Bunu yedi-sekiz sene evvel bir akşamüstü kendi gözlerimle gördüm. İki külliyeyi de gören bir yerde duruyordum, birinden güneş batarken, diğerinden ay doğuyordu. O an gözlerimdeki perde açıldı. Mimar Sinan, bilimadamı olduğu gibi aynı zamanda bir sanatçı. Şairlerle dost. Baki'yle yakın arkadaş. Eserlerinde de şiirsel bir anlatım olması çok doğal" diyor.

    Mimari ve Aşk'ın künyesi

    Prof. Dr. İlber Ortaylı, Prof. Dr. Azmi Özcan ve Mimar Dr. Sinan Genim'in danışmanlığında hazırlanan belgeselde Prof. Dr. Metin Sözen, Prof. Dr. İskender Pala ve Haluk Dursun'un anlatımları da yer alıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğü ile Yapı Kredi'nin katkılarıyla geçtiğimiz hafta tamamlanarak piyasaya sürülen 40 dakikalık belgeselin yönetmenliğini Cengiz Özdemir yaptı. Türkçe ve İngilizce anlatım seçenekleri bulunan belgeselde devşirme Sinan'ın Kayseri'de doğduğu evin görüntüleri, İstanbul'a getirilişi, Yeniçeri Ocağı'ndaki askerlik hayatından baş mimarlığa giden yolculuğunun hikayesi, eserleri ve tarzı hakkında da geniş bilgiler yer alıyor.

  • emre

    bu nasıl bir matematik bu nasıl bır ask nasıl bır hesaplama bır yerden gunesın battıgını gorurken ote yandan ayın dogdugunu seyretmek bence sadece hesaplama degıl allah vergısı bır yetenek bunlar boyle bır ınsan ne gelıır nede boyle bır ask duyulur

  • bora

    ay ve güneşle gelen bu muhteşem mimari yapılar.. bu hikayeyi ilk defa okudum ve duydum ve bundan sonra Mart ayında ilk işim ayın 21 inde iki yapıyı da gören bir yere çıkıp o manzarayı incelemek.. Aylardan Ağustos ve ben Mart ı şimdiden iple çekmeye başladım..

  • http://facebook.com/onurkarakaya onur

    cok güzel bişey bu ya bizde arkadaşlarla ogun buluşmak için simdiden arastırma yapmaya başladık google erth dan bakacagım sımdı oraların ortasında biyer varmıdır sımdılerde..

    cunku eskiden oralar yuksek binalar deildi ama simdi yuksek binalar var ..

    sizlerde bulursanız arkadaşlarım paylaşın bizimle…

    • kübra

      beyazıttaki saat kulesinden izleyebilirsinizzz.

  • GAMZE

    bugün ilk kez duydum bu hikayeyi ve hemen araştırmaya koyuldum..şaşkınlığı yaşadım.bir aşk ancka bu kadar güzel anlatılabilirdi.koca sinan gibisi bir daha dünyaya gelmez sanıyorum.böyle aşk herkese nasip olmaz belki ama böyle aşkın eserini seyredebilmek inş bir gün herkese nasip olur :)

  • esma

    süper yha duyduğumda çok şaşırdımm ama kimseye nasip olmaz eline sağlıkk

  • http://odogan.com Mimar

    Mimar Sinan, Mihrimah için, en uygun yerlere en uygun camiyi, padişahın izni ve emriyle, dünya üzerinde eşi benzeri görülmemiş bir sihirli simetriyle yaptı.

    Mihrimah Sultan, zamanını, adına yaptırılan iki büyük caminin yapımıyla geçirdi. Bunlar Üsküdar’daki, etek giymiş bir hanım görünümündeki Mihrimah Sultan Camii ve gün ışığının her köşede adeta dans ettiği kadınsı edalı Edirnekapı Camii’leriydi. (Mihrimah Sultan’ın statüsü iki minareli cami yaptırmaya yetmesine rağmen, bu caminin yalnızlığını simgelemesi anlamında tek minareli yapıldığı söylenmiştir.)

    Üsküdar’daki cami ve külliye, İstanbul’un “yedinci tepesi”nin en yüksek noktasında inşa edildi.

    Edirnekapı’daki ise, Sinan’ın, Mihrimah Sultan’a olan aşkını tasvir ettiği cami olarak rivayet edilir. Caminin kubbesi, dışarıdan bakıldığında, tüm ihtişamıyla tek başına yükselmektedir. Minaresi sadece bir tanedir. Mimar Sinan’ın camiyi gözden uzakta, ilgiyi çekmeyecek bir yerde inşa ettirmesi, Mihrimah Sultan’a duyduğu gizli aşkın bir ifadesi, bir yansıması olarak yorumlanmasına sebep olmuştur. Edirnekapı’daki cami, 1999 depreminde hasar görmüş ve onarıma alınmıştı.

    Camilerin sırrı

    Mihrimah Sultan Camii ile Edirnekapı’daki Mihrimah Sultan Camii’ni aynı anda görebileceğiniz bir yer tespit edin. Günbatımında (elbette, yılın sadece bir gününde) göreceğiniz muhteşem manzara şudur: Edirnekapı Camii’nin tek minaresinin arkasından güneş batarken, Üsküdar’daki caminin minareleri arasından ay doğmaktadır. Mihr ü mâh, Farsça güneş ve ay anlamına gelmektedir

  • gamze

    mimar sinan ı her okudugumda bana bir dahi bir üstad gelmiştir gelmiş değil keza öyledir.Eserleriyle övünüyorum ben hayretler içerisinde kaldım ve iyiki Mihrimah hanıma kavusamamış diyorum eger kavussaydı böle bir eser belkı dünyada olmayacaktı…

  • bahar

    aşk…………..

  • fatih…..

    ben bu olayı daha önce duymuştum ama bu anlatılanlar içinde biraz daha olay geçiyor:aslında mihrimah diyarbakır valisine aşık olduğu için değil, hürrem sultan istediği için onula evleniyor.sebebi ise valinin devlet tönetiminde bir güce sahip olduğu ve hürrem sultanında o yönetimde gücünün olamsını istediğinden dolayı valiyi yanına çekip onunda söz hakkı olacaktı.hatta şöyle bir idda ortaya atılır.sarayın ileri gelenleri derlerki diyarbakır valisi cüzzam hastasıdır.kız verilmez.bunun üzerine padişah emriyle valiye hekimler gönderilir.hekimler valiyi muayene ederken yakasında bir bit bulurlar.cüzzam hastası olan bi kişidede bit yaşamaadığını bildikleri içinde bit`i alıp padişaha götürürler.ve cüzzam hastası olamdığınıda söylrler.bu arada mimar sinanda iyi bir taliptir fakat devlet yönetiminde gücü olmadığı için hürrem sultan tarafından tercih edilmez.ve mihrimah vali ile evlendirilir.

  • F.D

    bence aşk diil de sanki güneş ile ay ın denk gelip bakış açısı hesaplanmış tr ondan ve birde ozamnlar fetih için edirne camiin ibadet edilip ordan yola çıklrmış kanuni de fetih yolunda kızının adı olan camiinin orda olmasını istemştr ..aşk sadece bi düzmece dr okdr

  • http://odogan.com murat

    aşk böylebişey sevdiginin arkasından umutsuzca bakmak ne acı

  • Zeynep

    Öncelikle belirtmeliyim ki;çok güzel bir paylaşım. Biraz geç te olsa okumam beni mutlu etti. Yalnız bu 2 yeri de görebileceğim ve o eşsiz manzaraya tanıklık edebileceğim bir yer bilmemekteyim.Bu konuda bilgilendirmenize ihtiyacım var. Yardımcı olursanız sevinirim..

  • hilal

    daha kısası da olabilirdi

  • Berat

    Mihrimah Sultan 1578 yılında yeğeni (erkek kardeşinin oğlu) III. Murat'ın saltanatı sırasında öldü ve babası Kanuni Sultan Süleyman'ın Süleymaniye Camii'ndeki türbesinde babasının yanıbaşında gömüldü.Aynı zamanda Süleymaniye Camii 'nin eski ağalar kapısının karşı köşesinde, yol ayrımında üçgen bir alandadır. Önde som mermerden yapılmış bir sebil görülmektedir. Sebilin arkasındaki ufak mezerlıkta 6 sütunlu, üstü örtülü ve etrafı açık türbede Mimar Sinan'ın mezarı bulunmaktadır. Türbesini ölümünden az önce kendisi yapmıştır. 1933 yılında Mimar Vasfi Egeli tarafından restore edilmiştir. Sandukanın uçları ile üzerindeki burma kavuk, mermerdendir. Sokağa bakan demir parmaklıklı bir pencereden türbe görünür.

    Mezar taşında ise şu yazılıdır:

    "Geçdi bu demde cihandan pir-i mimaran Sinan "

    (Harfler hesaplandığında ölüm tarihi çıkıyormuş)

    Kayseri 1490 – Istanbul 1588 (Hicri 996)

    Öyle bir aşktır ki bu Mimar Sinan bu küçük türbeyi Mihrimah Sultan'a yakın olabilmek için yaptırdığı da bir rivayet midir yoksa aşkının bir başka boyutu mudur?

    Yorumu sizlere bırakıyorum…

  • ENGİN

    Aşk iş ve sanat İşte muhteşem Sinan

  • ELA

    süper bir aşk bence mimar sinan gibisi bir daha bu dünyaya gelmez

  • yusuf

    Gerçekten büyük aşk.Ama aşık olanda mimar sinan olunca işte böyle oluyor.Şaşırmamak elde değil.

  • misafir

    mimar sinan gibi hiç hayatta bir mimar tanıdınız mı?

    21 mart mihrimah sultanın doğum günü isminin anlamı güneş ve ay ve cami mucizesi sadece 21 mart günü ve isim anlamıyla ilgilidir bu mucize gibi olay mihrimah sultana doğum günü hediyesidir hayatta mimar sinan gibi bir deha asla ne duydum ne gördüm ve bilmiyorum yalnız mimar sinan

  • zeynep

    bu hikayeyi bugün bir radyo kanalında dinledim araştırmak istedim dinlediğimde çok şaşırdım burdaki bilgileri okuduğumda ise Mimar Sinan a hayran kaldım.Bir AŞK işte böyle güsel yaşatılır Mimar Sinan a da bu yakışır…

  • berrin

    Şu osmanlı masalı yok mudur kiiii…Kanuni ile Hürrem'in aşkının meyvesi Mihrimah'ın Mimar Sinanla aşkı,Günümüzde kimde var bu ince görüş,günümüzde kim sever bu kadar …

  • fatmf yakasız

    Dün gece saat 2'ye kadar Mihrimah Sinan Aşkını okudum, gözlerim doldu bu nasıl masumane karşılıksız muhteşem birşey ayın doğuşunu izlemek istiyorum 21 mart'ta.

  • Mimar Selim

    Çok ilginç hikaye bence olaya farklı çerçeveden bakılmış.

  • ilker

    ben Osmanlı aşığı bir adamım.. o edep , saygı , itaat , sadakat ve terbiye dolu devirde yaşayabilmeyi çok isterdim.. bu hikayeyi malesef yeni okudum.. muğlada yaşıyorum ancak 1 martta hedef istanbul :) tamam çok büyük aşkmış ancak 17 yaşındaki bir sultan ve 50 yaşındaki mimar sinan.. üstelik de evli..tamam aşka saygımız sonsuz.. ama şu devirde aynısını görseniz ne düşünürdünüz.. 50 yaşındaki evli bir adamın 17 yaşındaki bir kıza aşık olmasını nasıl yorumlardınız..???

  • http://odogan.com sema

    NE MUTLU SENİN GÖNLÜNE DÜŞENE MİMAR SİNAN….

  • Haluk

    GÜNÜMÜZDE AŞI’I FACEBOOK SAYFALARINDA YAPILAN ABUK-SUBUK PAYLAŞIMLARDAN İBARET SANAN GENÇLİK BU HİKAYEYİ KESİNLİKLE OKUMALIDIR…

  • Tolga

    Bu aşk hikayesi İskender PALA’nın bir kurgusudur. Milletimizde araştırma kültürü olmadığından, her duyduğumuzu mutlak doğru olarak kabul ettiğimizden dilden dile tarihi bir gerçek gibi aktarılmıştır. Gerçeği öğrenmek isteyenler zahmet edip, İskender PALA’nın katıldığı Teke Tek Özel Programı’nı youtube dan izleyebilir. Sözkonusu bahis aşağıda linklerini verdiğim 9. kısımın sonu ile 10. kısımda anlatılmaktadır.

    http://www.youtube.com/watch?v=45r0kdOVpJs (9. Kısım)

    http://www.youtube.com/watch?v=oU6Yby2py2M (10. Kısım)

  • AYBUKE

    cok guzel olmus elelrinize saglik cok duygulandim ve agaldim hep ilgimi cekmsitir ve hayaraniyim osmanlilin bizim ozumuz bu

  • semra

    çok güzel olmuş yüreğinize sağlık.

  • tuba

    Köklerine yabancı kalmış bir nesile, bu kadar aydınlatıcı bir konu seçtiğiniz için teşekkürler

  • nbvnnbvnn

    sınıf birincisiyim ama tam olarak osmanlı tarihini bilmiyorum mimar sinanlan mihrimah sultanın aşkı ilgimi çekti

  • yavuz turan

    Mimar sinan'ın Süleyman'ın biricik kızı Mihrimah'a talip olması konumu itibariyle sözkonusu bile olamaz.Kellesi anında gider.Bu sadece hikayeyi ilgi çekici kılmak için magazinel bi eklentidir olsa olsa.Daha derin araştırırsanız gerçeği görürsünüz.Ayrıca fermansız bir şekile cami de yapamazsınız kafanıza göre.

  • ayşegül

    hayır bu gercekten dogru olduğunu düşünüyorum mihrimah sultanın hayatını anlatan bi kitap okudum bugünlerde o kdr güzel ve imkansız bi aşka sahipler ikiside mimar sinan mihrimah sultana aşık olduğunu belli etmek için ilk bir tane çeşme yaptırmış..

    • hazannnnn

      evet öyle ve bu dikkatimi çekti çok teşekkürler

    • GÜLFEM

      NE GUZEL AŞK BU ALLAH.IM KESKE KAVUSABILSELERMIŞ…

  • ESAD

    ne varsa o büyük eski ve kalbi temiz insanlarda var birde şimdiki nesil e bak 30 saniyede seven 3 saatte açılan 3 günde sıkılıp bırakan 30 günde hatırlamayan saçma sapan amaç ne ?

  • http://www.darsane.com darsane

    Teşekkürler bizim felsefeci fizikci ler e bir ders olsun bu ibretlik olay batının bilim adamlarına imrenen ler buyrun bakın ecdadınız kaç tane meziyeti bir arada bulundurmuş…
    bilgiyi derleyen ve sunan tüm emeği geçenler e teşekkürler…

  • mihre

    gerçekten çok güzel bir aşk..

  • Zeliha

    Askin yucesi…efsanesi, guzelligi, masumiyeti hepsi bir arada, boyle bir ask hikayesini okumak insani aska asik ediyor…

  • http://odogan.com efsanur böl&uum

    aşk bu………………………..

  • selma

    aşk bu yaaaaaaaaaaa

  • SİBEL

    Hikaye süper yorumlarıda okudum,Gercek olmasını dilerim zira çok ihtiyacımız var bu hikayelere.Osmanlı Tarihini hep araştırıyorum,İnanın kapalı kutu gibi her defasında daha bi heyecanla konudan konulara gecip tarihin değişik yönünü öğreniyosunuz yada yeni bi masal öğreniyosunuz.Ama bu kadar muhteşem olayların mutlaka bi sebebi vardır.Mimar Sinanların çoğalması dileğiyle :)

  • dilal

    eğer bu aşktan etkilendiyseniz bide mihrimah sultanın hayatını anlatan demet altınyeleklioğlunun cariyenin kızı mihrimah adlı kitabını okuyun bence bu kitapta hikayede büyüleyici…:)))))))))))

  • cigdm

    Kavuşmak diyorsunuzda, mihrimahta onu sevmişmi. Mimar Sinana'da ,aşka da saygımız sonsuz.

  • şevval.

    aşka yorum gerekmez eserleri daim.

  • şeyma

    mimar sinan ve mihrimah sultanın aşkını anlatan iki camin arasında aşk kitabını okudum ve bayıldım ama mimar sinanın aşkına karşılık bulamamasına acacip çok üzüldüm!!!

  • Gulcan_kaya

    gerçek aşk budur bence kitabını okudum ve cok etkilendim gerçeksevgiyi arayanlar kusun mutlaka